Irem
New member
Dünyada En Çok Hangi İngilizce Kullanılıyor? Amerikan İngilizcesi mi, İngiliz İngilizcesi mi?
Dünyada En Çok Hangi İngilizce Kullanılıyor?
Bu konu hakkında düşünürken benim için en ilginç nokta, İngilizce öğrenmeye başladığım dönemde kafamda oluşan “tek bir doğru İngilizce” fikrinin zamanla ne kadar değiştiği oldu. Ders kitaplarında bir kelimenin İngiliz İngilizcesindeki kullanımını öğrenip internette aynı kelimenin Amerikan İngilizcesinde farklı yazıldığını gördüğümde hangisinin doğru olduğunu sorguluyordum. Daha sonra farklı ülkelerden insanlarla yapılan çevrim içi konuşmalarda ise meselenin “doğru İngilizce”den çok, birbirini anlayabilmek olduğunu fark ettim.
Bugün “Dünyada en çok hangi İngilizce kullanılıyor?” sorusuna yalnızca “Amerikan İngilizcesi” veya “İngiliz İngilizcesi” diye cevap vermek bence konuyu gereğinden fazla basitleştiriyor. Çünkü İngilizce artık yalnızca İngiltere ve ABD'nin dili değil. Hindistan, Singapur, Nijerya, Filipinler, Güney Afrika, Avustralya, Kanada ve daha pek çok ülkede farklı biçimlerde kullanılan büyük bir iletişim ağı söz konusu. Cambridge'in World Englishes araştırmaları da İngilizcenin dünya genelinde çok sayıda yerel ve uluslararası çeşide ayrıldığını ortaya koyuyor.
Amerikan İngilizcesi Neden Bu Kadar Görünür?
Günlük internet kullanımına bakıldığında Amerikan İngilizcesinin son derece güçlü bir konumda olduğunu söylemek mümkün. Bunun arkasında yalnızca ABD'de yaşayan insanların sayısı yok. Hollywood, popüler müzik, teknoloji şirketleri, sosyal medya, bilgisayar oyunları ve dijital kültür Amerikan İngilizcesinin dünya çapında görünürlüğünü ciddi biçimde artırıyor.
Örneğin “color” ve “colour”, “center” ve “centre”, “favorite” ve “favourite” gibi yazım farklılıkları Amerikan ve İngiliz İngilizcesi arasındaki bilinen ayrımlardan. “Apartment” ve “flat”, “elevator” ve “lift”, “truck” ve “lorry” gibi kelime farklılıkları da buna eklenebilir.
Ancak burada önemli bir ayrıntı var: Bir kelimenin internette çok sık görülmesi, dünyadaki insanların çoğunun Amerikan İngilizcesini konuştuğu anlamına gelmez.
İnternetin büyük bölümünün Amerikan merkezli içeriklerle şekillenmesi ile insanların konuşurken kullandıkları İngilizce aynı şey değildir. Bu ayrımı gözden kaçırdığımızda “internette en çok gördüğüm İngilizce = dünyada en çok kullanılan İngilizce” gibi hatalı bir sonuca ulaşabiliriz.
Peki İngiliz İngilizcesinin Konumu Nedir?
İngiliz İngilizcesi, İngilizcenin tarihsel gelişiminde merkezi bir yere sahip. İngilizcenin dünyanın farklı bölgelerine yayılmasında Britanya'nın sömürgecilik, ticaret, eğitim ve siyasal etkisinin önemli rol oynadığı dilbilim araştırmalarında uzun zamandır inceleniyor. Cambridge'in World Englishes çalışmaları da İngilizcenin yayılmasının sömürgecilik ve küreselleşmeyle yakından bağlantılı olduğunu vurguluyor.
Fakat burada da “İngiliz İngilizcesi dünyanın asıl İngilizcesidir” sonucuna varmak doğru olmaz.
Bugün İngiliz İngilizcesi Birleşik Krallık'ta, eğitimde, akademik kaynaklarda, uluslararası sınavlarda ve diplomatik çevrelerde önemli bir referans olmaya devam ediyor. Ancak dünya genelindeki İngilizce kullanımını yalnızca İngiltere'nin dil normları üzerinden değerlendirmek giderek daha zor hale geliyor.
British Council'ın kendi yayınlarında da farklı İngilizce çeşitlerinin üstünlük açısından değerlendirilmemesi gerektiği ve başarılı iletişimde asıl meselenin bağlama uygun anlaşılabilirlik olduğu belirtiliyor.
Asıl Büyük Değişim: İngilizceyi Ana Dili Olmayanların İngilizcesi
Bence tartışmanın en fazla gözden kaçan kısmı burası.
Dünya İngilizcesini sadece ABD ve Birleşik Krallık arasında karşılaştırmak artık yeterli değil. Çünkü İngilizceyi ikinci veya yabancı dil olarak kullanan insanların oluşturduğu devasa bir topluluk var.
Cambridge'in güncel Global Englishes araştırmaları, İngilizcenin farklı ana dillere sahip insanlar arasında ortak iletişim dili, yani “lingua franca” olarak kullanılmasına özellikle dikkat çekiyor.
Mesela Türkiye'den bir mühendis ile Japonya'dan bir mühendis iş toplantısında İngilizce konuşabilir. İkisinin de ana dili İngilizce olmayabilir. Bu durumda iletişimin başarısı, taraflardan birinin Londra veya New York aksanını ne kadar iyi taklit ettiğinden çok, birbirlerini ne kadar açık anlayabildiklerine bağlıdır.
British Council da English as a Lingua Franca, yani ELF bağlamında önceliğin ana dili İngilizce olan birinin aksanını taklit etmek değil, anlaşılabilir olmak olduğunu belirtiyor.
Bu nedenle “en çok hangi İngilizce kullanılıyor?” sorusunun daha gerçekçi cevabı belki de “tek bir ulusal İngilizce değil, farklı İngilizcelerin oluşturduğu küresel kullanım alanı” şeklinde olmalı.
Global English Diye Ayrı Bir İngilizce Var mı?
Burada terminoloji biraz kafa karıştırıcı.
“Global English” çoğu zaman tek başına yeni bir lehçe veya standart dil anlamına gelmiyor. Daha çok İngilizcenin uluslararası iletişimde farklı kişiler tarafından kullanılma biçimini anlatıyor. British Council da Global English'i tek bir İngilizce çeşidi olarak değil, farklı ülkelerden insanların etkili iletişim kurmasını sağlayan kullanım alanı olarak açıklıyor.
Örneğin uluslararası bir toplantıda konuşan kişiler kendi aksanlarını koruyabilir. Kelime seçimleri farklı olabilir. Hatta bazı dilbilgisi tercihleri ana dillerinin etkisini taşıyabilir. Buna rağmen iletişim başarılı olabilir.
Bu nokta önemli çünkü İngilizce öğrenen kişilere bazen gereksiz bir baskı uygulanıyor: “Native speaker gibi konuşmalısın.”
Oysa araştırmaların önemli bir bölümü iletişimde anlaşılabilirlik, bağlama uyum ve farklı konuşma biçimlerine adapte olabilmenin önemini ortaya koyuyor.
Amerikan mı, İngiliz mi? Aslında Kullanım Amacı Belirleyici
Burada kişisel olarak daha mantıklı bulduğum yaklaşım “hangisi daha iyi?” yerine “hangi durumda hangisine ihtiyacım var?” sorusunu sormak.
ABD'de eğitim almak veya çalışmak isteyen biri Amerikan İngilizcesine daha fazla maruz kalabilir. Birleşik Krallık'ta yaşamak isteyen bir kişi ise İngiliz İngilizcesinin kelime ve telaffuz özelliklerine daha fazla ihtiyaç duyabilir.
Uluslararası bir şirket çalışanı için ise durum farklıdır. Çalışma arkadaşları Almanya, Çin, Brezilya ve Türkiye'den geliyorsa, İngilizcenin farklı aksanlarına alışmak ve açık iletişim kurmak belki de belirli bir aksanı taklit etmekten daha önemlidir.
Akademik İngilizcede de benzer bir durum var. İngilizceyle yayımlanan akademik çalışmaların önemli bir kısmı belirli standart yazım ve dilbilgisi beklentilerine uysa da araştırmacıların geldiği ülkeler son derece çeşitli.
Dünyada En Çok Hangi İngilizce Kullanılıyor?
Bu konu hakkında düşünürken benim için en ilginç nokta, İngilizce öğrenmeye başladığım dönemde kafamda oluşan “tek bir doğru İngilizce” fikrinin zamanla ne kadar değiştiği oldu. Ders kitaplarında bir kelimenin İngiliz İngilizcesindeki kullanımını öğrenip internette aynı kelimenin Amerikan İngilizcesinde farklı yazıldığını gördüğümde hangisinin doğru olduğunu sorguluyordum. Daha sonra farklı ülkelerden insanlarla yapılan çevrim içi konuşmalarda ise meselenin “doğru İngilizce”den çok, birbirini anlayabilmek olduğunu fark ettim.
Bugün “Dünyada en çok hangi İngilizce kullanılıyor?” sorusuna yalnızca “Amerikan İngilizcesi” veya “İngiliz İngilizcesi” diye cevap vermek bence konuyu gereğinden fazla basitleştiriyor. Çünkü İngilizce artık yalnızca İngiltere ve ABD'nin dili değil. Hindistan, Singapur, Nijerya, Filipinler, Güney Afrika, Avustralya, Kanada ve daha pek çok ülkede farklı biçimlerde kullanılan büyük bir iletişim ağı söz konusu. Cambridge'in World Englishes araştırmaları da İngilizcenin dünya genelinde çok sayıda yerel ve uluslararası çeşide ayrıldığını ortaya koyuyor.
Amerikan İngilizcesi Neden Bu Kadar Görünür?
Günlük internet kullanımına bakıldığında Amerikan İngilizcesinin son derece güçlü bir konumda olduğunu söylemek mümkün. Bunun arkasında yalnızca ABD'de yaşayan insanların sayısı yok. Hollywood, popüler müzik, teknoloji şirketleri, sosyal medya, bilgisayar oyunları ve dijital kültür Amerikan İngilizcesinin dünya çapında görünürlüğünü ciddi biçimde artırıyor.
Örneğin “color” ve “colour”, “center” ve “centre”, “favorite” ve “favourite” gibi yazım farklılıkları Amerikan ve İngiliz İngilizcesi arasındaki bilinen ayrımlardan. “Apartment” ve “flat”, “elevator” ve “lift”, “truck” ve “lorry” gibi kelime farklılıkları da buna eklenebilir.
Ancak burada önemli bir ayrıntı var: Bir kelimenin internette çok sık görülmesi, dünyadaki insanların çoğunun Amerikan İngilizcesini konuştuğu anlamına gelmez.
İnternetin büyük bölümünün Amerikan merkezli içeriklerle şekillenmesi ile insanların konuşurken kullandıkları İngilizce aynı şey değildir. Bu ayrımı gözden kaçırdığımızda “internette en çok gördüğüm İngilizce = dünyada en çok kullanılan İngilizce” gibi hatalı bir sonuca ulaşabiliriz.
Peki İngiliz İngilizcesinin Konumu Nedir?
İngiliz İngilizcesi, İngilizcenin tarihsel gelişiminde merkezi bir yere sahip. İngilizcenin dünyanın farklı bölgelerine yayılmasında Britanya'nın sömürgecilik, ticaret, eğitim ve siyasal etkisinin önemli rol oynadığı dilbilim araştırmalarında uzun zamandır inceleniyor. Cambridge'in World Englishes çalışmaları da İngilizcenin yayılmasının sömürgecilik ve küreselleşmeyle yakından bağlantılı olduğunu vurguluyor.
Fakat burada da “İngiliz İngilizcesi dünyanın asıl İngilizcesidir” sonucuna varmak doğru olmaz.
Bugün İngiliz İngilizcesi Birleşik Krallık'ta, eğitimde, akademik kaynaklarda, uluslararası sınavlarda ve diplomatik çevrelerde önemli bir referans olmaya devam ediyor. Ancak dünya genelindeki İngilizce kullanımını yalnızca İngiltere'nin dil normları üzerinden değerlendirmek giderek daha zor hale geliyor.
British Council'ın kendi yayınlarında da farklı İngilizce çeşitlerinin üstünlük açısından değerlendirilmemesi gerektiği ve başarılı iletişimde asıl meselenin bağlama uygun anlaşılabilirlik olduğu belirtiliyor.
Asıl Büyük Değişim: İngilizceyi Ana Dili Olmayanların İngilizcesi
Bence tartışmanın en fazla gözden kaçan kısmı burası.
Dünya İngilizcesini sadece ABD ve Birleşik Krallık arasında karşılaştırmak artık yeterli değil. Çünkü İngilizceyi ikinci veya yabancı dil olarak kullanan insanların oluşturduğu devasa bir topluluk var.
Cambridge'in güncel Global Englishes araştırmaları, İngilizcenin farklı ana dillere sahip insanlar arasında ortak iletişim dili, yani “lingua franca” olarak kullanılmasına özellikle dikkat çekiyor.
Mesela Türkiye'den bir mühendis ile Japonya'dan bir mühendis iş toplantısında İngilizce konuşabilir. İkisinin de ana dili İngilizce olmayabilir. Bu durumda iletişimin başarısı, taraflardan birinin Londra veya New York aksanını ne kadar iyi taklit ettiğinden çok, birbirlerini ne kadar açık anlayabildiklerine bağlıdır.
British Council da English as a Lingua Franca, yani ELF bağlamında önceliğin ana dili İngilizce olan birinin aksanını taklit etmek değil, anlaşılabilir olmak olduğunu belirtiyor.
Bu nedenle “en çok hangi İngilizce kullanılıyor?” sorusunun daha gerçekçi cevabı belki de “tek bir ulusal İngilizce değil, farklı İngilizcelerin oluşturduğu küresel kullanım alanı” şeklinde olmalı.
Global English Diye Ayrı Bir İngilizce Var mı?
Burada terminoloji biraz kafa karıştırıcı.
“Global English” çoğu zaman tek başına yeni bir lehçe veya standart dil anlamına gelmiyor. Daha çok İngilizcenin uluslararası iletişimde farklı kişiler tarafından kullanılma biçimini anlatıyor. British Council da Global English'i tek bir İngilizce çeşidi olarak değil, farklı ülkelerden insanların etkili iletişim kurmasını sağlayan kullanım alanı olarak açıklıyor.
Örneğin uluslararası bir toplantıda konuşan kişiler kendi aksanlarını koruyabilir. Kelime seçimleri farklı olabilir. Hatta bazı dilbilgisi tercihleri ana dillerinin etkisini taşıyabilir. Buna rağmen iletişim başarılı olabilir.
Bu nokta önemli çünkü İngilizce öğrenen kişilere bazen gereksiz bir baskı uygulanıyor: “Native speaker gibi konuşmalısın.”
Oysa araştırmaların önemli bir bölümü iletişimde anlaşılabilirlik, bağlama uyum ve farklı konuşma biçimlerine adapte olabilmenin önemini ortaya koyuyor.
Amerikan mı, İngiliz mi? Aslında Kullanım Amacı Belirleyici
Burada kişisel olarak daha mantıklı bulduğum yaklaşım “hangisi daha iyi?” yerine “hangi durumda hangisine ihtiyacım var?” sorusunu sormak.
ABD'de eğitim almak veya çalışmak isteyen biri Amerikan İngilizcesine daha fazla maruz kalabilir. Birleşik Krallık'ta yaşamak isteyen bir kişi ise İngiliz İngilizcesinin kelime ve telaffuz özelliklerine daha fazla ihtiyaç duyabilir.
Uluslararası bir şirket çalışanı için ise durum farklıdır. Çalışma arkadaşları Almanya, Çin, Brezilya ve Türkiye'den geliyorsa, İngilizcenin farklı aksanlarına alışmak ve açık iletişim kurmak belki de belirli bir aksanı taklit etmekten daha önemlidir.
Akademik İngilizcede de benzer bir durum var. İngilizceyle yayımlanan akademik çalışmaların önemli bir kısmı belirli standart yazım ve dilbilgisi beklentilerine uysa da araştırmacıların geldiği ülkeler son derece çeşitli.