Doğru vücut ölçümü nasıl yapılır ?

Cansu

New member
Erkekler ve Kadınlar Ölçüm Konusunda Gerçekten Farklı mı?

Bu konuya biraz mizahla yaklaşalım.

“Erkekler stratejik ölçer, kadınlar duygusal ölçer” gibi cümleleri internette sıkça görürüz. Fakat gerçek hayatta insanlar bu kadar kolay kategorilere ayrılmıyor.

Örneğin Ahmet, spor salonundaki ölçümünü Excel tablosuna işleyip üç aylık değişim grafiği çıkarabilir. Zeynep ise aynı süreci arkadaşıyla birlikte takip edip ölçümlerini sohbet ederek değerlendirebilir.

Ama bunun tam tersi de mümkündür.

Mehmet ölçüm sonuçlarını önemsemeyip “pantolon oluyor mu, oluyor” diyebilirken, Elif ölçümleri milimetrik şekilde kaydedip tarih, saat ve koşulları not edebilir.

Hatta aynı kişinin yaklaşımı bile amaca göre değişebilir.

Dolayısıyla erkekleri “çözüm odaklı”, kadınları “empatik” diye sınıflandırmak yerine, insanların ölçüm yöntemlerinde farklı karakter özelliklerinin ortaya çıkabileceğini söylemek daha gerçekçi. Kimi insan veriye bakarak motive olur, kimi aynadaki değişime, kimi kıyafetlerin oturuşuna, kimi de sağlık profesyonelinin değerlendirmesine önem verir.

Asıl mesele cinsiyet değil, ölçümün amacı ve kişinin kendisiyle kurduğu ilişki.

Çünkü mezura bir araçtır; kişinin kendisi hakkında verdiği değer kararı değildir.

Bel Ölçüsü Sağlık Açısından Neden Önemseniyor?

Bel çevresi yalnızca kıyafet bedeni açısından önemli değildir. Karın çevresindeki yağlanma, kardiyovasküler hastalık ve tip 2 diyabet gibi durumlarla ilişkili risk değerlendirmelerinde kullanılan göstergelerden biridir. WHO, bel çevresi ve bel-kalça oranının bu tür risklerle ilişkisini değerlendirmek üzere uzman çalışmaları yürütmüştür.

NHLBI de yağın özellikle bel çevresinde toplanmasının kalp hastalığı ve tip 2 diyabet riskiyle ilişkili olabileceğini belirtiyor.

Ancak burada çok önemli bir ayrım var:

Tek bir ölçüm, tek başına sağlık teşhisi değildir.

Bel çevresi; yaş, cinsiyet, etnik köken, vücut yapısı, genel sağlık durumu ve kullanılan değerlendirme yöntemine göre yorumlanabilir. Farklı kurumların ve rehberlerin eşik değerleri de aynı olmayabilir. WHO'nun konuyla ilgili uzman raporu da yaş, cinsiyet ve etnik köken gibi faktörlerin dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.

Bu yüzden internette gördüğünüz “X santimden sonra kesin şöyledir” tarzı cümlelere temkinli yaklaşmak gerekir.

Vücut Ölçümü Yaparken En Sık Yapılan 10 Hata

1. Mezurayı fazla sıkmak

2. Mezurayı yere paralel tutmamak

3. Karnı içeri çekmek

4. Nefesi tutmak

5. Kalın kıyafetlerin üzerinden ölçmek

6. Her seferinde farklı bir noktadan ölçmek

7. Ölçüm sırasında farklı duruşlar kullanmak

8. Mezurayı eğimli şekilde yerleştirmek

9. Tek ölçümü kesin gerçek kabul etmek

10. Sayıyı görünce bütün günün moralini o sayıya teslim etmek

Özellikle sonuncusu üzerinde biraz durmak gerekiyor.

82 santim bel ile 83 santim bel arasında insan karakterini değiştiren bir uçurum yok.

Aynı şekilde 95 kilodan 94,5 kiloya düşmek veya kalçanın 100 yerine 99 santim çıkması, tek başına bütün hikâyeyi anlatmaz.

Vücut statik bir heykel değildir. Gün içinde sıvı dengesi, yemek, bağırsak hareketleri, egzersiz ve diğer faktörler ölçümlerin değişmesine katkıda bulunabilir.

En Sağlıklı Takip Sistemi: Aynı Koşullarda, Düzenli Ölçüm

Ölçümlerinizi takip edecekseniz en mantıklı yöntem, koşulları mümkün olduğunca standartlaştırmaktır.

Örneğin:

• Haftanın aynı günü

• Benzer saat

• Benzer kıyafet veya mümkünse hafif kıyafet

• Aynı mezura

• Aynı ölçüm noktası

• Aynı duruş

• Aynı nefes tekniği

Bu yaklaşım sayesinde tek bir rakamdan ziyade trend görmeye başlarsınız.

Diyelim ki ilk hafta beliniz 92 cm, ikinci hafta 91,8 cm, üçüncü hafta 91,5 cm, dördüncü hafta 91,7 cm çıktı.

Dördüncü haftada “Her şey mahvoldu!” demek yerine genel eğilime bakmak daha mantıklıdır.

Çünkü insan vücudu Excel hücresi değildir.

Ölçüm Sonuçlarını Nasıl Kaydetmeli?

Basit bir tablo yeterlidir:

Tarih | Kilo | Bel | Kalça | Göğüs | Kol | Not

Not kısmına da “spor yaptım”, “normalden geç yemek yedim”, “ölçüm sabah yapıldı” gibi kısa bilgiler eklenebilir.

Bu yöntem özellikle spor ve beslenme sürecinde işe yarar. Çünkü birkaç ay sonra yalnızca sayılara değil, koşullara da bakabilirsiniz.

Bir başka iyi yöntem ise ölçüm sıklığını abartmamaktır.

Her sabah mezurayla vücudunuzu sorguya çekmek çoğu insan için faydalı bir strateji olmayabilir. Takip sıklığı hedefe göre belirlenebilir; önemli olan sürekli ölçmek değil, tutarlı ölçmek.

Peki Mezura mı, Tartı mı, Ayna mı?

Asıl güzel soru burada.

Neden yalnızca birine güvenmek zorundayız?

Tartı toplam vücut ağırlığı hakkında bilgi verir.

Bel çevresi yağ dağılımı açısından ek bir gösterge sağlayabilir.

Kalça, kol veya göğüs çevresi fiziksel değişimleri takip etmeye yardımcı olabilir.

Fotoğraflar görsel değişimi gösterebilir.

Kıyafetlerin oturuşu günlük hayatta çok pratik bir geri bildirim sunabilir.

Dolayısıyla kişinin amacına göre birden fazla göstergeyi birlikte değerlendirmek daha anlamlı olabilir. WHO da BKİ'nin tek başına her durumda vücut yağını kusursuz şekilde göstermediğini ve bel çevresi gibi ek ölçümlerin değerlendirmeye katkı sağlayabileceğini belirtiyor.

Burada düşünmeye değer bir soru var:

Sizi gerçekten ilerlettiğini düşündüğünüz şey bir sayı mı, yoksa vücudunuzdaki değişimin genel yönü mü?

Belki de asıl mesele mezuranın söylediği rakam değil, o rakamı nasıl yorumladığımızdır.

Sonuç: Mezurayı Hakem Değil, Veri Toplama Aracı Olarak Görün

Doğru vücut ölçümü; doğru noktayı bulmak, mezurayı yatay tutmak, fazla sıkmamak, doğal nefes almak ve ölçümü mümkün olduğunca aynı koşullarda tekrarlamakla başlar. Bel çevresi gibi sağlık açısından anlam taşıyabilecek ölçümlerde standart yönteme bağlı kalmak özellikle önemlidir.

Ama işin insani tarafını da unutmamak gerekiyor.

Mezura size yalnızca bir sayı verir.

O sayı sizin disiplininizi, karakterinizi, çekiciliğinizi, başarınızı veya başarısızlığınızı ölçmez.

Bir insanın vücudu sabah başka, akşam başka davranabilir. Spor yapan kişinin kas kütlesi değişebilir. Kıyafet bedeni markadan markaya oynayabilir. Tartı birkaç gün boyunca aynı kalabilir. Bel çevresi yavaş değişebilir.

Bütün bunlar ölçümün “yanlış” olduğu anlamına gelmez.

Önemli olan ölçümü doğru yapmak, veriyi doğru yorumlamak ve gerektiğinde sağlık profesyonelinden destek almaktır.

Yani bir dahaki sefere mezurayı elinize aldığınızda onu düşman gibi görmeyin.

Sakin olun.

Karnınızı içeri çekmeyin.

Mezurayı sıkmayın.

Aynaya bakın.

Aynı noktayı bulun.

Ve mümkünse ölçüm sonucuna bakıp hayatınız hakkında dramatik bir mahkeme kararı vermeyin.

Çünkü mezuranın görevi yalnızca ölçmektir.

Kararı veren sizsiniz.

Ölçüm noktalarını adım adım netleştirSağlık uyarılarını daha dikkatli çerçevele

Ölçüm noktalarını adım adım netleştir

Sağlık uyarılarını daha dikkatli çerçevele

Forum etkileşimini gerçek yanıtlarla güçlendir
 
Üst