Hangi iller hangi ilden ayrıldı ?

Ertac

Global Mod
Global Mod
İllerin Ayrılığı: Bir Zamanlar Kardeş, Şimdi Ayrı Dünyalar

Hepimiz bir zamanlar en yakın arkadaşlarımızla büyüdük, ama sonra bir gün bir şeyler değişti ve birimiz farklı yollara gitti. “Kardeşimle neden ayrıldık?” diye sorduğunda, tek cevabın “İl sınırları” olduğu zamanlar olur. İllerin ayrılması da tıpkı bu hikayeye benziyor. Bir zamanlar aynı topraklarda birlikte yaşarken, bir gün hiç beklemediğimiz bir karar alınmış ve aralarına çizilen sınırlar, dostluğu bitirmiş.

Tabii, kimse bu ayrılıklara aşina olmaz. "Hadi bakalım, iller ayrılmaya başlamış, köyünü terk eden köylüler gibi!" dediğinizi duyar gibiyim. Ama hiç merak etmeyin, bu yazıda illerin neden ve nasıl ayrıldığını, kimlerin kimden ayrıldığını, işin iç yüzünü eğlenceli bir şekilde öğreniyoruz. Bir zamanlar birlikte yaşamış ama sonradan kendi yoluna gitmiş illerin sıralamasına hazır mısınız?

İlk Ayrılık: Kırklareli’nin Tekirdağ’a Gidişi

Bir zamanlar Tekirdağ ile Kırklareli, birbirinden ayrılmadan önce “kardeş” gibi yaşarlarmış. Hani böyle kırsal hayatın tadını birlikte çıkaran, pazar yerlerinde karşılaştıklarında “Nasılsın Kırklareli?” diyen Tekirdağlılar vardı. Fakat bir gün 1912’de, bir karar alındı ve Kırklareli'nin merkezi Tekirdağ’dan ayrılıp yeni başkentine, yani Edirne’ye bağlı oldu. Bu ayrılık, yalnızca bir şehirdeki “coğrafi” değişiklik değildi, aslında bir dostluğun bitişi gibiydi. Tekirdağ, her şeyin üzerinde durup bir çay içse de, Kırklareli artık başka bir yolda, kendi şehrinde büyümeye başladı.

Kadınlar arasında her zaman duygusal bağlar daha güçlüdür, bu yüzden Kırklareli’nin ayrılığını “Neden ayrıldık?” diye sorgulayan bir grup kadın olabiliriz. Kim bilir belki de Kırklareli, “Yeter, ben kendi yolumu çizeceğim!” diyerek Edirne’ye göz kırpmıştır. (Ne de olsa biz kadınlar yeni başlangıçlar yapma konusunda oldukça kararlıyız.)

Aydın ve Muğla: Aynı Sevgiliyi Paylaşan İki Sevgili

Düşünsenize, bir sevgiliyi iki kişi paylaşmak zorunda kalsanız. Şimdi de Aydın ve Muğla’yı düşünün. Bir zamanlar birlikte büyüyen bu iki il, 1830’larda aynı paydada buluşmuştu. Ancak her ilişkide olduğu gibi, en tatlı anlar bir noktada sona erer. Yıl 1923 ve Aydın, Muğla’yı “Ben yoluma devam ediyorum” diyerek terk etti. İki il birbirinden ayrıldığında, bir dönem çok yakın olan bu iki şehir arasında bir mesafe oluştu. Herkes "ne oldu da bu kadar yakınken ayrıldılar?" diye sorduydu. Ama bazen ilişkinin de “yeniden başlanması” gerekiyor, değil mi?

Biraz strateji arayan erkekler bu ayrılığı daha çok bir taktik olarak yorumlayabilir. “Aydın, Muğla’dan ayrılarak gücünü ve bağımsızlığını ilan etti,” derler. Oysa kadınlar, bu ayrılığı biraz daha duygusal bağlamda çözebilir. “Birbirlerine ne kadar benziyorlardı! Neden kopmak zorunda kaldılar?” gibi bir bakış açısıyla daha çok empatik yaklaşırlar. Bazen bir arada olmanın da zor olduğu bir süreç var.

Çorum ve Amasya: Adeta Çalışkan İki Kardeşin Ayrılığı

Düşünsenize iki kardeş, birbirine çok benziyor ama bir gün birisi “Artık kendi işimi kurmalıyım” diye diğerinden ayrılır. 1926 yılında Çorum ve Amasya arasında benzer bir ayrılık gerçekleşti. Çorum, artık kendi yolunu çizecekti. Bu ayrılık, birbirine benzer olan ama farklı hedefleri olan iki ilin hikayesiydi. Çorum, çok daha bağımsız bir yol çizecekken Amasya, tarihi mirası ve kültürel zenginlikleriyle kendi başına bir yıldız olmayı tercih etti.

Kadınlar bu durumu nasıl yorumlar? “Birlikte harika işler yapıyorduk, ama farklı yönlere gitmemiz gerekiyordu, belki bir süre sonra yeniden bir araya geliriz,” derler. Erkekler ise belki biraz daha stratejik düşünür. “Böyle mi büyümeliyiz, farklı yollar izleyerek daha güçlü olabiliriz,” diyebilirler. Her iki bakış açısı da geçerli.

Bolu ve Düzce: Birlikte Yaşayan Ama Hep Ayrılan Kardeşler

Sonunda Bolu ve Düzce’ye geldik. Düzce, Bolu’ya bağlı bir ilken 1999 yılında bağımsızlığını ilan etti. İki şehir aslında birbirine çok benziyor ama Düzce, kendi kimliğini oluşturmak için Bolu’dan ayrılma kararı aldı. 1999 depremi sonrasında bu ayrılık çok daha kesinleşti. Düzce, kendi başına bir yol almak istiyordu ve Bolu da bunu kabul etti. Ancak bu ayrılık, zamanla her iki şehri de geliştiren, büyüten bir değişim getirdi.

Kadınlar bu ayrılığı duygusal bir bağlamda değerlendirebilir. “Neden birbirinden ayrıldılar? Birlikte daha güçlüyken?” derler. Erkekler ise daha çok “Zamanı geldi, büyüdüler ve kendi başlarına hareket etme zamanı geldi” şeklinde bir yaklaşım benimseyebilirler.

Sonuç Olarak…

İllerin ayrılması, aslında sadece coğrafi bir değişim değildir. Her ayrılık, bir araya gelmiş ancak farklı hedeflere doğru yol alan iki güçlü kimliğin yollarını ayırmasıdır. İllerin birbirinden ayrılmasının gerekçeleri, stratejik kararlar, tarihi sebepler ve bazen de doğal felaketler gibi faktörlerden etkilenmiş olabilir. Ama her durumda, ayrılan illerin her biri kendi yolunu çizmiş, kendilerine özgü bir kimlik oluşturmuştur.

Belki de iller ayrıldığında, hepimiz biraz kaybettik ama aynı zamanda hepimiz kazandık. Bu ayrılıklar, her iki tarafın da daha güçlü olmasına yardımcı oldu. Peki, sizce illerin ayrılması da bir anlamda gelişim süreci midir? Yoksa aslında bir "kardeşliğin" kaybı mıdır?